ONLAR HEP EKSİK
Onlar eksikler hep(!)
Onların eksikliği doğumlarıyla başlamış. Bizlerin anneleri gibi haftada 2- 3 defa balık, sağlıklı yemekler,sebze meyve agırlıklı ögünler, günlük sütler falan hak getire.Ekmeği bulursa yer,belki yanına bir katık bir şey o da nadir.İşte onlar o annelerin çocukları eksikler onlar.Ta doğumdan,ta ana rahmine düştüklerin günden eksikler.Hep yarım kalmış onlar. İtilmişler,dışlanmışlar çoğu zaman da yok sayılmışlar.
Onlar belki bizlerden farklılar belki bizlerden eksikler ama bizlerden daha sıcak ve daha samimiler. Eksiklik demişken kast ettiğim uğraşmak zorunda olmadıkları bir ton ayrıntı ve angaryalar, facebookdaki durum güncelleme yorumları,twitterdaki takipçi sayıları,bilmem ne markasının aylardır indirime girmeyen çanta sapının maskotu,Mehmet'in bize ilgi duyuyorken bizim Ali'ye ilgi duymamız,beni kilolu Ayşe'yi avam gösteren o pantolan ve daha adını sayamadığım bir sürü gereksiz iş... Eksiklik mi demiştim? Onlar eksikler ama mutlular.Çünkü kafalarında yormaları gereken abuk ayrıntılardan uzakta yaşıyorlar.Yiyecek bir kaç dilim ekmek ya da ne varsa onu yer,televizyonları varsa belki bir şeyler izlerler.Öyle bizler gibi dolmama kıyma koymuşsun anne ben bunu yemem triplerinden uzaktadırlar. Canı evdeki o envai çeşit yiyeceklerden istemez ise eğer hemen telefona sarılabileceği bir pizzacıları yoktur. Zaten telefonları olsa pizzacıları,yemek şipariş edebilecek kadar paraları olsa telefonları olmaz.

Demem o dur ki onlar daha sıcak daha samimi daha basit yaşıyorlar.Her şey olması gerektiği gibi acılar derin,mutluluklar dibine kadar. Sevinmek,mutlu olmak için minik bir dokunuş,sıcacık bir öpüş yeter de artar. Hani vardır ya böyle sizi derinden,tertemiz duygularla,tüm çocukluğunuzu tüm ruhunuzu kucaklar gibi öpen,yapabilse böyle ta derinlerinde hani kalbinin içinde sizi saklayacak gibi olanlar varya hani, hani böyle tüm dünyanın bize ait olduğunu hissettirenler var ya işte...Nereden bileceğiz ki biz?
Küçüğüm daha çok küçüğüm,bu yüzden bütün hatalarım...



